şükela:  tümü | bugün
  • ülke, genelge ülkesine döndü.
    kafasına esen genelge çıkarıp, dilediğini millete dayatıyor.

    * her gece yeni bir genelgeyle halkın boğulması.
    * kaybolan milyarlarca dolar.
    * imamoğlu'na açılan komik soruşturma.
    * insanlar parasızlıktan intihar etmeye başlaması.
    * tedarik edilemeyen aşılar.
    * halkın kendini 2. sınıf vatandaş olarak görmesi.*
    * yandaşların bile hukuka inancının kalmaması.
    * ikizdere'de yaşananlar.
    * tarak, mum, terlik yasakları.
    * hukuk sopasıyla muhalif görüşteki insanların sindirilmeye çalışılması.
    * zengin ile fakir arasında büyük bir uçurum oluşması.
    * ruhsar pekcan gibi yolsuzlukları ortaya çıkanlar ve hukukun buna susması.
    * iktidarın halktan kopması.
    * tüm siyasilerin açıklanamaz şekilde zenginleşmesi.
    * halkın iki uç noktada kutuplaşması.
    * siyasilerin şatafatlı hayatı.
    * dış siyasette ülke itibarının yerle bir olması.
    * dövizin kontrolden çıkması.
    * enflasyonun fırlaması.
    * esnafın kan ağlaması.
    * halkın alım gücünün yerle bir olması.
    * faizlerin dudak uçuklatması.
    * mevcut yönetimin, ekonomik krizi inkar etmesi.
    * alkol yasakları ve sigara yasağının konuşuluyor olması.

    ve daha niceleri. kontrollerini kaybettiler. sersemlediler.
    kuvvetle muhtelemdir ki torunlarımız, ileride tarih derslerinde bu maddeleri kitaplardan okuyacaklar.
    diledikleri kadar anketler yapsınlar. paralar saçsınlar. kendilerini kandırsınlar.
    tencerenin dibi yandı artık, koku bastırılamıyor.
    dil inkar etse de yer gök bas bas bağırıyor; devriliyorlar.

    bu milleti en iyi tanıyan ata'dan anı ile bitireyim entry'i:

    atatürk ile inönü sohbet etmektedir.
    inönü, paşa'ya sorar; bu dünyanın en zor işi nedir?
    bu milleti ayağa kaldırmaktır diye yanıtlar atatürk.
    atatürk devam eder; "ismet, şimdi bana bundan daha zor bir şey var mı diye sor?"
    inönü de sorar; var mıdır bundan zoru diye.
    ve atatürk yanıtı verir: "harekete geçince bu milleti durdurmak."
  • rayda mıydı?
  • kesinlikle katıldığım başlık. alınan kararların tamamının saçma sapan olması. hangi birini yazacağımı bilemiyorum artık, sinirden elim ayağım titriyor. bu kadar yanlış karar bilinçsizce alınamaz. tamamen halk düşmanı bir yönetimle karşı karşıyayız. tek tek yazmayacağım, çünkü her düşündüğümde delirecek gibi oluyorum. ekonomi yerlerde, dolar 10 liraya gidiyor ve örtülü ödenekler dışında ortada kayıp bir 128 milyar dolar var. sağlık bakanının, cumhurbaşkanı eşinin hastaneler zinciri olduğu bir ülkede sağlık sistemi çökmüş, vatandaşımız aşı beklerken libya ve hindistan gibi ülkelere aşı yardımı yapmayı planlıyorlar. neredeyse 20. ayına giren salgında, kapamayı yeni akıl eden ve bu esnada milletine maske bile dağıtamayan, hatta iban verip para toplayan bir zihniyetle karşı karşıyayız. oteller ve turizm firmaları zinciri olan turizm bakanının aklı ile, bu topraklarda yaşayan türk insanının eve kapatıldığı ama tüm yabancıların test bile olmadan rahat rahat gezebildiği bir dönemdeyiz. alkol satışını yasaklayan genelgeler, ceza yazılan vatandaşlar gibi yüzlerce saçmalık var ülkede ve ülke neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. eşi, dostu, akrabası ve tarikatlar ile ülke yönetmeye çalışıyorlar. aslında ülke ve halk umurlarında bile değil, hiçbir zaman da olmadı. bunlar yakında çok büyük bir enkaz bırakıp gidecekler. para, pul yeniden kazanılır ama bunları 18 yıldır başımızda tutan cehalet ile nasıl başedeceğiz bilemiyorum.
  • karar verin. ayni gemide miyiz? yoksa trende miyiz?

    edit: düzeltme icin @ensalak ve @rhothomirr a tesekkürler.
  • işin en kötü tarafı hiçbirinin de şaşırtmamasıdır.

    tek itiraz ettiğim madde ise ikizdere'de yaşananlar. ne olmuş ikizdere'de? rizeliler hakettiğini, hakettikleri şekilde yaşıyorlar. beni ilgilendiren bir şey yok.
  • #122792377

    he az önce yazdım, konu bağlamında detaylandırayım. devriliyorlar demiş sayın yazar katılıyorum ancak onlar devrilirken biz de enkaz izleyen amcalar gibi kenardan izlemeyeceğiz. bu enkaz hepimizin üstüne düşecek. onlar belki de en üst katta olduklarından çok az zararla atlatacaklar. giren gene sana bana ona girecek. arada duygusal tepkiler verip "yargılanacaksınız" diyenler oluyor onlara da peşinen söyleyeyim; herşey yanlarına kâr kalacak, kimse bir boktan yargılanmayacak. belki üç beş piyon yem olarak kalır ancak ağababalar yırtacak. biz gene borcumuz, harcımız, siyasi ve ekonomik krizlerimizle cebelleşmeye devam edeceğiz.

    layık olduğunuz gibi yönetilirsiniz. hiç şaşmadı bu. biz buyuz ve devrilmeli, tam da üstümüze devrilmeli bu enkaz ve devrilecek de.

    ekleme :
    önce nihat genç'in şu yazısını da eklemek isterim yukarıda yazdıklarıma ilaveten.

    sonra da; yargılanmayacaklarına dair bir iki şüpheli mesaj aldım :) kendimce nedenini de anlatayım dedim entry içerisinde.
    erdoğan rejimi bir kişinin olsaydı sadece, bulunur, tutuklanır, cezası neyse verilirdi.
    erdoğan rejimi bir düzenin adıdır. bir yiyiciler meclisinin, ork sürüsünün, mafyanın, talanın, yağmanın adı. ve bu yağma ve talana bulaşmamış kimse kalmadı; siyasetten hukuka. bu zehri herkese bulaştırdılar, bu çamur herkese sıçradı. ya ilçe başkanlığından torpil gördü, ya ballı kaymaklı ihale aldı, ya milletin a.ına koydu, ya hsyk'nın başı ya yargıtayın başı oldu. bu düzen,
    arkasından kendine dokunabilecek herkese dokundu, hepsine bu uru bulaştırdı. ilk taşı atacak bir masum kalmadı yani. he halk dersen; sadece gülerim.

    erdoğan rejimi bittikten sonra gelecek olan düzende (demokratik/anti demokratik ne olursa olsun) yeni erk sahipleri de önceki yiyicilerle çatışamayacak dolayısıyla. o arkadaki güce teslim olup devam edecekler kaldıkları yerden. akp'den önce de bu ülke böyleydi, akp bunlardan şikayet ederek geldi, kendisi de öncekilere benzedi. hatta hortumculukta kurumsal bir başarı(!) sağladılar. eskiden para da azdı, yeme de az oldu, akp döneminde parasal genişleme sayesinde yiyecek para da oldu, yeme de daha çok oldu. bundan sonra kim gelirse gelsin, pastanın büyüklüğüne göre düzeni devam ettirecektir. göstermelik birkaç pudracının ipi çekilir, kamuoyu ikna edilir, tamam.
    eyyorlamam bu kadar.
  • içişleri bakanlığı oturup market genelgesi yayımlıyor. ne alıp ne alamayacağımıza karar veriyor. mesela yoğurt serbest ama yoğurdu koyacağın kaseyi almak yasak. başka ülkelerde yaşayana söylesen açar, kıçıyla güler.

    yakında “mavi gözlüler kenafir olur. onlar sokağa sadece 12:00-15:00 arasında çıkabilir” diye genelge yayımlarlarsa hiç şaşırmam.

    (bkz: beni siz delirttiniz)

    edit: (bkz: 4 mayıs 2021 tesk başkanı açıklaması)

    edit 2: “esnafı desteklemek için yapıyorlar. fena mı?” minvalinde meşazlar alıyorum. esnaf öyle desteklenmez krdşm. geçen haftasonu kapanmaları için bazı esnaflara bin lira yardım yapılmıştı. şimdi o bin lira bile çok gelmiş olacak ki, esnafa yapmadıkları maddi yardımı böyle senin benim alışverişimi kısıtlayarak yapıyorlar. sözlükteki şakşakçıları iş başında. allah kolaylık versin şakşakçılara, ne diyeyim. işleri zor.
  • (bkz: önümüzdeki ilk seçimde akp'nin. %40 oy ile kazanması)
    yurtta kimse oy vermese bile %40 alirlar.
    siz gerçekten inanıyor musunuz tayyip sandıkta kaybedip saraydan inecek?

    amerikanin oyunu, vatan hainleri oylari degistiriyor vs diyip hop seçimleri iptal edip ülkede sıkı yönetim ilan edicek, dergahçıları milis gibi kullanıp halkı bastıracak yetmediği yerde zaten ordu, polis ve bekçiler emrinde, adalet sarayları hakimlee savcılar zaten düğmesiz ön ilikliyor.

    cidden bu kadar saf mısınız?
    bu adam iç savaş çıkartıpta onu kaybetmeden
    git me ye cek!

    edit2: (#122788911) numaralı 100 maddelik anayasa teklifi başlığını da dikkate almanızı rica ediyorum. @kafalandse 'ye tesekkurler.

    edit: bir çok tepki mesajı aldım, kimisi istatistik bilgi, kimisi anket sonuçlarını kimisi ise iç savaş halinde kazanmalarına olasılık görmüyor.
    küfür edenlere misli ile karşılık veririm, adam akıllı konuşmak isteyenler varsa fikirlerimizi paylaşırız.
    seçimle gideceklerini düşünenler istanbul seçimlerinde bile belediye elden gitmesin diye kaç takla attılar bir durup geriye baksın. süleyman soylu kendi iradesiyle istifa edince corona zamanı kaç kişi toplanıp istifasını geri istedi bunuda düşünsün. bu adamlar seçimde allem edip kallem edip oy çalıp kazanıcaklar, ya da kaybedip ameriga oyunu büyük resim ayağına halkı ayaklandıracaklar. ya 80 darbesi gibi bir durum olacak ki kozmik oda, balyoz ve ergenekondan sonra orduya tabiri caiz ise rte tasmayı taktı. valilikler, polis ve bekçiler, savcılar zaten kapı kulu. siz bir şeyleri görmek istemiyorsunuz diye biz konuşmaz isek asıl sorun burada başlar. benim bunları anlatmamdaki en büyük sebep, temennimin artık halkın birbirine kırdırılmadan atlatılması, anaların babaların ağlamaması, halkın birbirinin canını yakmaması üzerine. yine de siz bilirsiniz tepkileri gördükçe iyice ümidim kesildi adam azdan az çoktan çok gider diyor her gün mahallede selam verdiğin adamla döner bıçağıyla birbirinize girme fikri insanları rahatsız etmiyor. çok ilginç ne diyeyim.
  • *ülke raydan çıkar*

    muhalefet: "aman sesimizi çıkarmayalım da muhafazakar oylar düşmesin. sonraki seçimde iktidarız."

    sonraki seçimde muhalefet: "şimdi adam yine kazandı ama bir sonraki seçimde kesin iktidarız yani."

    tanım: basiretsiz muhalefetin suçudur. tüm bu ahlaksızlıklara, yolsuzluklara, cumhuriyet değerleriyle kişi hak ve özgürlüklerinin yok sayılmasına rağmen iki partinin toplam oyu hala %40 yapıyorsa, muhalefetin biz nerede yanlış yapıyoruz ülkenin yarısı bize neden güvenmiyor diye düşünmesi hatta dinozorlardan oluşan kadroların istifa edip yerlerini genç ve dinamik politikacılara bırakması gerekli.