• heey,her şey yazılmış film hakkında ama...
    inanılmaz bir hikayeye tanıklık ettiğim için öyle mutluyum ki,geç kalmışım izlemekte.
    bir belgesel bu kadar mı güzel olur,bu kadar mı duygusal,bu kadar mı şaşırtıcı?!
    iyi ki var bu güzel insanlar hikayeleri,müzikleri,merakları ile iyi ki varlar!
    hepsi birer ''dreamer'' ve ilham veriyorlar birilerine-kalabalıklara-müzikleri ile devrimlere!
    rodriguez'in sesi olağanüstü güzel,şarkıları ile insanın ruhunu besliyor,mucizelere inandırıyor hikayesi ile.

  • biz zamanlar polisken 4-5 kere kadın erkek kavgasına denk geldim. usulca yanaşıp tarafları ayırıp, adamın duyamayacağı bir mesafeye ilerleyip "hanımefendi şikayetçi misiniz?" diye sorduk. sadece 1 tanesi sikayetçi oldu. adamın taşkınlığı devam edince kelepçeledik merkeze aldık.

    diğerleri "hayır sorun yok o benim kocam/sevgilim." dedikleri için mecburen arkamızı dönüp yürüdük. çünkü direk müdahale eden arkadaşlarımızın mağdur olduğuna sahit olduk.

    adam darp edildiği için (aslında zor kullanıldı) sikayetçi oldu, kadın ben yardım istemedim ki dedi. ve arkadaşlarımız sokaktan geçen masum bir insanı döven sivil vatandaş gibi yargılandı.

    tanıdık geldi di mi "ben yardım istemedim." cümlesi.

    soran arkadaşlar için edit: yaralanma ya da "kan" yoksa yukarıda dediğim gibi yapacak bişey de olmuyor. fakat yaralama mevcutsa zaten "suç" oluşmuş olduğu için gereği mutlaka yapılıyor.

  • tam 20 yıldır sahnede mizah yapan birinin her esprisinin herkesçe beğenilmesi imkansız bi şey.

    ama bi arkadaş, şu videonun cem yılmazdan tiksindirdiğini söylemiş.

    açtım izledim. valla ne yalan söyliyim ben tiksinmedim. hatta daha da saygımı kazandı cem yılmaz.

    konu "uçan adam sabri" vakası. can dündar görüntüler izlendikten sonra cem yılmaz'a yorumunu soruyo.

    cem yılmaz:

    "...
    siz beni bu programa konuk ettiyseniz benden beklentileriniz vardır. ama bunlardan biri sanıyorum ki uçmak değil. ama eğer konuktan beklenti uçmasıysa, o da uçar. kendi imkanlarınca işte..
    ...
    program sahibinin bi sorusu dikkatimi çekti, "sabri bey ne yapıyorsunuz?" diyor.
    yani bu soru birini konuk almadan sorulsa daha iyi değil mi? sabri bey bu bir tv programıdır, siz neler yapıyorsunuz dense, bunun da bir uçma olmadığı önceden tespit edilebilirdi bence."

    adam insan iq'sunu tek haneli bi seviyeye çekebilen bu saçma görüntüler karşısında, sabri beyle dalga geçme seviyesine hiç bulaşmadan, doğrudan kepazeliğin sahibini öyle güzel tiye almış ki hayran kaldım.

    siz de kalın.

    edit: sözünü ettiğim entry silinmiş.

  • her boku zaten istanbul'a kurun dediğim olaydır.

    adım atacak yer kalmadı farkında değil mi kimse. -disneyland benzeri yapacağız, -istanbula yapalım. -hollywood gibi stüdyolar kuracağız, -evet evet istanbula kuralım. -silikon vadisi, -hemen istanbulda yer arayalım. ulaşım yok, yeni yol yok. kurun anasını satayım.