demirören

Kuma Hayat Verdi

Antalya’da bu yıl 12ncisi "Legend Efsaneler" temasıyla düzenlenen Uluslararası Antalya Kum Heykel Festivali (SANDLAND)în Festival direktörü Cem Karaca İŞ’te İnsanların bu haftaki konuğu oldu.

Röportaj - 6 Ekim 2018 Cumartesi 23:21:27

 

Antalya’da bu yıl 12'ncisi "Legend Efsaneler" temasıyla düzenlenen Uluslararası Antalya Kum Heykel Festivali (SANDLAND)în Festival direktörü Cem Karaca İŞ’te İnsanların bu haftaki konuğu oldu.

-Merhaba, yıllardır Antalya’da düzenlenen Kum Heykel Müzesinin yaratıcısı Cem Karaca’yı okuyucularımıza tanıtır mısınız?

. 1970 Erzurum doğumluyum ancak, ailemin yani anne ve babamın işi dolayısıyla batıya göç ettik. İzmir’de 5 sene yaşadıktan sonra memuriyetleri nedeniyle Ankara’ya geçtik. Tabi bu kadarla bitmedi oradan Bursa ve son olarak da Antalya’ya geldik. Zaten Antalya benim babamın memleketi. Ancak kökenimiz Denizli’ye dayanıyor. Şimdi söyle söylemek daha doğru olur benim yaşantım için “Türkiyeliyim”  İlkokul, Ortaokul ve liseyi Antalya’da bitirdikten sonra 1992 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesini kazandım ve 1996 yılında mezun oldum. Mezuniyet sonrası yurt dışına çıkarak yaklaşık 1,5 yılda dil eğitimi tamamladım. Daha sonra yurda dönüp Vatani görevimi bitirdim.

Askerlik sonrasında Antalya’da, Ulusal gazetelerde mesleğim olan gazeteciliğe başladım. Bir çok gazetede muhabirlik yaptım. Daha sonrasında yine ulusal bir televizyon kanalında muhabirlik yaptım. Burada Politika, Büyükşehir Belediye ve Valilik haberleri benim dalımdı. Ama en çok ilgimi Turizm haberleri çekiyordu.

Daha sonrasında İletişim Fakültesindeyken aklımdan geçen gazetecilik kariyerinin taşrada karşılık bulmayacağını düşünerek mesleğimden ayrıldım. Ancak halen mesleğin ne diye soranlara “Gazeteciyim “ diyorum.

Meleği bıraktıktan sonra şehir merkezinde bir butik otelde yöneticilik yaptım.  Buradan da ayrılıp Antalya’nın o zamanlar en popüler eğlence merkezlerinden birisi olan Club Ally’de  işletmeciliğe devam ettim.

-Kum Heykel Müzesinin başlangıç hikayesini anlatır mısınız?

O sırada Antalya’da ilk kez düzenlenecek olan Kum Heykel Müzesinin Direktörü oldum. Yani Portekiz’den gelen arkadaşlar ile birlikte  işi başlatan kişi oldum. Onlar aradıklarını bulamayınca bıraktılar ve ben devam ettirmeye başladım.

Biz bu işe 2006 yılında başladık. 2008’de verdiğimiz 1 senelik aranın ardından bu sene 12’ncisini düzenledim. Bu müze, dünyanın en büyük ve en prestijlilerinden birisi. Türkiye’de de eşi benzeri yok.

2006 yıllarında Antalya’da ki turizmde şimdiki kadar olmasa da hatırı sayılacak bir yatak kapasitesi vardı ancak, turistlerin katılabileceği çok fazla aktivite yoktu. Turistler , bir Düden şelalasi, bir Cumhuriyet Meydanı, bir Kaleiçi ve bir de yat turu yapardı.

O zamanlar ne bir su parkı ne bir eğlence merkezi  ne bir Akvaryum vardı. Biz de düşündük, Antalya’ya gelen turistlere farklı bir hizmet ne verebiliriz diye düşündük. İşte o zaman bu iş aklımıza geldi. Bu Kum Müzesi zaten Portekiz’de ve dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenmeye başlamıştı. Araştırmalarımız sonunda çok fazla da ilgi çektiğini gördük ve bunu neden Antalya’da yapmayalım dedik.

O zaman da Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’di ve bu işin Antalya’da yapılmasında çok büyük emeği ve desteği vardır. Bunu da söylemeden geçmek istemiyorum. Yani böyle bir müze varsa Menderes Türel’in desteği sayesinde olmuştur.

Açtığımız ilk yıl güzel bir volüm yakaladık. Hem yabancı turistler hem de Antalya’nın yerel halkı büyük ilgi gösterdi ve halen devam ediyoruz.

-Peki Cem bey 12 yıldır farklı farklı temalar ve konular işlediniz. Yerli ve Yabancı turistin en ilgi gösterdiği temalar ne oldu?

“Hollywood” çok ilgi çekmişti. Gerçekten zirve yapılan yıllardan bir tanesi diyebilirim. Ardından “İmparatorluklar” teması ve geçen sene yapmıştık bu senede ilaveler ile devam ettirdiğimiz “Efsaneler” teması var. Burada dünyanın 7 harikasını yaptık. Artı olarak yapılan araştırmalarda dünyanın diğer 7 harikası olduğu öne çıkan medeniyetlerin efsanevi kahramanlarının temalarını işledik.

8 dönüm alan üzerinde yaklaşık 10 bin ton kum kullanarak dünyanın harikaları yani Eyfel Kulesi, Collesium, Halikarnas, Artemis tapınağı gibi dünya harikalarına yer verdik. Ayrıca 15 Temmuz Darbe girişimin halkın iradesini simgeleyen A2 model Leopard tankı bir bir boyutlarında yaptık.

Bu seneki temalar içerisinde de hangisi en fazla ilgiyi görüyor dersek, 9 metre yüksekliğindeki Eyfel kulesi ile yine kumdan yapılan Atatürk  büstü yerli ve yabancı herkesin ilgisini çekiyor ve buradan özellikle bu ikisinden milyonlarca fotoğraf paylaşımı geliyor.

Ayrıca bu sene çocukları da unutmadık ve onlar için farklı bir çalışma yaptık. Kumdan Kale hazırladık. Buranın içinde biz aynı anda 80 çocuğa kinetik kum kullanarak 1 saatlik mini bir heykel eğitimi veriyoruz. Onlarda burada ilk kum heykellerini yapma fırsatı buluyor. Sonrasında da çocuklara sertifikalarını veriyoruz.

-Cem bey yıllardır büyük maliyetleri olan böyle bir organizasyon düzenliyorsunuz. Antalyanın yerleşik halkı  gerekli ilgiyi gösteriyor mu?

Mum dibini aydınlatmaz misali desem yalan olmaz. Şöyle de düşünmek lazım, Antalya’da yaşayıp denize girmeyen çok insan vardır. Bunda da öyle bence. Nasılsa gideriz ile 12 yıldır görmeyenler bile vardır.

Yılda 14 Milyon turistin geldiği bir şehirde elbette turistlerin ziyaret sayısı yerleşik halktan çok ama çok daha fazla.

-Yeni nesilden ya da girişimcilik ruhuna sahip olan kişilerden sizin yaptığınız bu işi yapmaya ileri de gönül verenle mutlaka olacaktır. Bu düşünce de olanlar için neler söylemek istersiniz?

Valla ne yapsınlar ne de yapmasınlar demek doğru olmaz. Bunu şöyle açıklayayım. Ciddi ve çok büyük zorluklarının yanı sıra riskin büyük olduğu bir iş.  Çünkü kumdan yapıyorsunuz.  Garantisi olmayan bir şey. Biz bu sene 12’ncisini yapıyoruz ama neler ne zorluklar yaşadığımız anlatsam inanın roman olur.

Örneğin, bir gece Kum Heykel Müzesini tamamladık ve eve gittik. Sabah geldiğimizde   1 aylık çalışmamızdan eser yoktu. Çünkü dalgalar neredeyse yarıdan fazlasını alıp götürmüştü.

Şunu da yanlış anlamayın, aman yapmasınlar gibi. Bunlar Kültürel ve Sanatsal çalışmalar. Türkiye’de bunların sayısının artmasını elbette çok isterim ama riskleri de göz önüne almalılar.

-Kültürel ve Sanatsal çalışmalar dediniz. Peki Devlet desteği alabiliyor musunuz?

Devlet yeri geldiğinde çiftçiye ve diğer bazı dallara bir can suyu veriyor. Çiftçiye,Gübre desteğiydi, Yatırımcıya, kredi desteğiydi gibi, ancak biz maalesef Kültür ve Sanat alanında böyle bir destek aldığımız söyleyemem. Ama yeni Turizm Bakanımızın bu konuya el atacağını umuyorum. Bu arada kendisi ile de tanışma fırsatım oldu ve düşüncelerine yapacaklarına güveniyorum.

-Yeni Turizm Bakanımızdan turizmcilerin ve halkın beklentileri neler sizce ?

Bakanımızın Turizme yaklaşımına inanıyor ve güveniyoruz. Kendisi de bizler ve halkımız gibi artık nitelikli turizme geçmemiz gerektiğine inanıyor. Doldur boşalt turizm ile her şey dahil turizmin doyma noktasına geldiğinin hepimiz farkındayız. 2-3 pazara bağlı bir turizm sektörü her zaman risk taşıyor. Yani Rusya ve Almanya ağırlıklı bir turizmin geçtiğimiz yıllarda acısını yaşadık. Artık bizim Pazar sayımızı arttırmamız gerekiyor. Bununla ilgili Bakanımız çok güzel açıklamalarda bulundu ve yeni pazarlarda ciddi atılımların yapılacağını söylüyor. Ortadoğu pazarı bizler için önemli bir Pazar, bunun yanında Uzakdoğu pazarı, Hindistan, Pakistan gibi ülkeler, ulaşım sorunları çözüldüğünde Antalya ve Türkiye’yi tercih edeceklerdir. Biliyorsunuz Antalya’da maliyeti milyon dolarları bulan Hint düğünleri yapıldı..

Nitelikli turist ile hem turizm kalitesi hem de şehir halkı nefes alacaktır. Bugün müze ve ören yerlerine baktığınızda giriş sayılarının yok denecek kadar az olduğunu görüyoruz. Bunun hiçbir açıklaması yok.

-Cem bey, siz ayrıca Alternatif Turizm İşletmeleri Derneği Başkanısınız. Burada ki çalışmalarınızda neler yapıyorsunuz?

İlk başta şunu söylemek istiyorum. HD Sistem bizi bu günlere getiren bir sistemdir. Karşı da çıkmış değilim ancak, artık sürdürülebilirliği olduğuna inanmıyorum. Alternatif turizm kurtuluşumuz olacaktır. Alternatif turizm için çok fazla değerlerimiz ve imkanlarımız var.

Sağlık turizmi, Spor turizmi, Doğa turizmi, Yayla Turizmi yani saysam 20-30  tane farklı alternatif turizm yapılacak alanlar sayabilirim.

Geçen sene Alternatif Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı olarak Ankara da düzenlenen Turizm Şurasına davet edildim. Bu şurada Türkiye’nin 10-25 yılına katkı sağlayacak kararlara imzalar atıldı. Turizm Bakanlığı Turizm sektörü ile sağlam bir iş birliği ve diyalog halinde olursa sorunlar kısa zamanda çözülecektir .

-Antalya Kum Müzesinde önümüzdeki sene için tema belirlemesi yaptınız mı? Çocuklar için bir sürpriz olabilir mi?

İnsanların ilgisini çekecek konular için şimdiden kafa yormaya başladık bile. Elbette çok özel bir çalışma olacak. Çocuklar için seneye 1000 metre karelik bir alanı çocukların sevdiği çizgi film karakterlerine ayıracağız.  Bunun da müjdesini vereyim.

-Cem bey, son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir. Yeni projeler var mı?

Ben son olarak yaptığımız bir çalışmadan bahsetmek istiyorum.  Antalya’nın eğlence ve aktivite haritası da diyebiliriz bu çalışmaya. Bu harita da Antalya’da gezilebilecek yerleri karikatürize ederek bir harita hazırladık. Bu harita Antalya’ya ilk kez gelen bir turiste yol gösterecek. Nerelere gitmesi ve nereleri görmesi konusunda yol gösterici. Bu haritadan ilk etapta bu sene 500 bin adet bastık ve dağıttık. Sağolsun bir çok firma da bu haritaya reklam vererek destek oldu. Seneye daha fazla katılım ile çok daha fazla adet basarak her yerde olmasını sağlayacağız.

Bir de turistler için indirim kartı projemiz var. Bu kart ile bir çok yere indirimli girebilecekler. Büyükşehir Belediyesi ile de görüşüyoruz, otobüslerde de geçerli olması için. 

Şunu da söylemek istiyorum, sizin bu İş’te insanlar Projesi de Antalya ve Antalya İş hayatı için oldukça faydalı. Sizi tebrik ediyorum.

Röportaj için sonsuz teşekkürler.

 

Yıldızlı Alanları Doldurunuz *

Haber Listesi