demirören

Tanju ALTINAY

24.10.2015

MARKAYA YAKIŞMADI

Adab ı Muaşeret

Eskiden görgü kuralları en ince ayrıntıyla belirlenir, her biri ayrı manaya gelen hikmet dolu sözlerle yapılırdı. Yemekte ev sahibine söylenen "ellerinize sağlık, Allah ziyade etsin" sözlerine ev sahibinin "beğendiyseniz bir daha yapalım, beğenmediyseniz beğendirene kadar yapalım" diye karşılık vermesi muamelenin özenini yeteri kadar gösteriyordu.

Ancak şimdilerde öyle mi ?

 Elbette o geçmişteki nezaketin zerresi dahi yok. 

 

Genel görgü kurallarına uyma zorunluluğu yoktur. Yani hukuken suç sayılmaz. Genel geçer ahlak beni ilgilendirmez diyebilir, Ona veya buna hayranlık duyabilir ve güçlü olan haklıdır düsturuna bayılıyor olabilirsiniz. Ancak, toplum genel görgü kurallarına uymayanlara cahil, bencil, kaba, saygısız ve saire sıfatlarla tanımlar ve kınar.

 

Görgü kurallarına uymak diğer insanlara saygı göstermektir ve onların duygularına önem verdiğiniz mesajını göndermek demektir. Toplum hayatının düzenlenmesinde etkili olan genel görgü kurallarına uyan kişileri; terbiyeli, saygılı, nazik ve saire şeklinde nitelemek mümkündür.

 

Bu kurallar toplumdaki uygarlık düzeyinin de göstergesi olabilir. İnsanın bencil, kaba düşüncelerden sıyrılarak, başkalarına karşı davranışlarını bir düzene koyması, onun duyarlı ve nazik olmasını sağlar. Bu da insanların birbirleriyle olan ilişkilerini sağlıklı ve tutarlı olmasına neden olur.

Görgü kuralları, bir toplumun ayrı ayrı bölgelerinde farklı olduğu gibi değişik uluslarda da farklılıklar gösterir.

 

Dış görünümle güç elde edebileceği ancak bu yeterli değildir. Dış görünümün mutlaka, iş dünyasında ve toplumda kendini uygun bir sunma şekli ile desteklenmesi gerekmektedir. Kibar tavırlar; iyi terbiye, zeka ve eğitim, toplum ve işle ilgili şartlara hassas olmanın göstergesidir. Uygun dış görünüm ya da giysi, kapıdan geçmenizi sağlar. Yerinde tavırlar ve görgü kuralları, bir yere ait olduğunuzu gösterir. Aslında birçoğumuz, burada bahsedilen şeyleri zaten biliyoruz, ama genellikle bunların öneminin farkında değiliz.

 

Başarılı insanların çoğu, düzgün görünüm ve görgü kurallarının, doğru kullanıldığında sadece hayatta kalma mücadelesinde güç vermekle kalmayıp, yukarı doğru tırmanmada gerçek bir avantaj sağlayan kişisel ilişkileri kolaylaştırdığını çabuk kavramışlardır.

 

İşte bunlar bizi biz eden, toplumda ki kimliğimizi ortaya çıkaran hallerdir. Bunlara uymak ya da uymamak elbette tercihinize kalmış. Uymuyorsanız, davet ettiğiniz misafirlerinizi  (Ayrım Yapmaksızın) hiçe sayıyorsanız, kapıya karşılama için koyduğunuz insanların terbiyesini veremiyorsanız, incelik ya da gösteriş düşüncesi ile günün anlamını ve kendinizi ifade edecek hediye dağıttırıyorsanız, bu hediyeyi daha sonra geri almayacaksınız, alamazsınız.

 

Davet edilen misafire yer ayırmıyor, onları aşağılama seviyesine kadar iniyorsanız yaptığınız işin ve verdiğiniz gösterişli davetin ne anlamı var.

 

Ben çok fazla detaylara takılan, yapılan ufak tefek hataları insanların yüzüne vuran bir insan asla olmadım. Ancak mesleğini yapmak için gecenin bir vakti evinden, eşinden, çocuğundan, sevdiğinden ayrı kalarak sizlerin daveti üzerine  nezaket gereği  gecenize gelen basın mensuplarına davranışlarınız kabul edilemezdi sevgili VİOLA  CENTER yöneticileri.

 

Türk gecesi adı altında düzenlediğiniz yemek ve verdiğiniz davet oldukça şıktı.  Gecenin şıklığına yakışır bir karşılama da yapsaydınız.

Bu arada unutmadan söyleyeyim, Türk gecesinde bir deve eksikti. O da olsaydı emin olun haberin kralı olurdu.

 

SAYGIYLA KALIN