şükela:  tümü | bugün
13 entry daha
  • bazen su kendimizi bildik bileli masasına meze oldugumuz "basarı"nın kim oldugunu, ne zamanlar bizle oldugunu cok merak ediyorum.

    misal sabahtan aksama calısarak, toplantıdan toplantıya kosarak stres sinir harbi icinde 60-65 ine kadar calısıp cok paralar kazanıp mezarı boylamak basarı mı?

    17 yasındayım. amerika'da bir exchange programındayım. samimi bir amerikalı kız arkadasımla gelecek hakkında konusuyoruz.
    ne olmak istiyorsun diyor. avukat diyorum.. o da bana anaokulu ogretmeni olmak istedigini anlatıyor..
    aramızda yabancı yok, hadi acık konusalım, o an onu hor gordum.
    ola ola anaokul ogretmeni mi olacak diye gecti aklımdan.. yapabileceginin en iyisi bu mu?
    ama avukat olma isteginin benim kendi istegim olmadıgının, sadece etrafca "basarılı" gorulen bir hayata cıkartma olacagı icin, dogrusunu bu zannettigim icin secimim oldugunun hic mi hic farkında degildim o sıra.

    su sıra o kızı facebooktan takip ediyorum. lisede cıktıgı cocukla evlendi. dunyalar guzeli bir kızları oldu. anaokulu ogretmenligi yaptıgı fotograflarında da evliliginde de ısık ve mutluluk sacıyor..
    en buyuk basarının evlenmek olmasını hor goruyorsunuz ya dunumu hatırlatıyorsunuz bana..
    cunku iyi bir evlilik hayatınızı o kadar mutlu/huzurlu kılabilir ki.. en buyuk basarıdır zannımca.
    para hep bi sekilde kazanılıyor/kazanılacak.. nedir yani? elinin kiri..

    ben kendi adıma basarının toplumca otomatik programlanmıs statulere ve yesil kagıt parcacıklarına endeksli olmadıgını ogrendim.
    darısı basınıza.
32 entry daha